Perşembe , Aralık 13 2018
Ana Sayfa / RÜŞTÜ ÇAKIR'IN YAZILARI / KOMPOZİSYON NE DEĞİLDİR?

KOMPOZİSYON NE DEĞİLDİR?

-Eğitim emektârı, fedakâr hoca Şadi ŞEKERCİ'ye…

Kompozisyon, biri giriş, biri gelişme, biri de sonuç olan ve gelişigüzel yazılan üç paragraflık bir yazı değildir. Kompozisyon, Fransızca bir kelime olup “sıralama ve düzene koyma” işidir. Hayatın her alanında vardır. Evde, okulda, sınıfta, sofrada hep kompozisyon vardır. Kompozisyonun olmadığı yere, “karmaşa, dağınıklık ve düzensizlik” hakimdir. Dağınıklığı, karmaşayı önlemek için her ortamı düzenleme gayreti içinde olan insanoğlu şüphesiz, bilgilerini, duygularını, düşüncelerini ve hayallerini yazılı ve sözlü olarak anlatırken de bir sıralama, düzenleme çabası içindedir. Ancak, bu sıralamanın birtakım ilkeleri vardır. Çoğu kez işin şekil boyutu ön plana alınıp içeriğe dair kavramlar görmezden gelindiği için düzenli yazma ve konuşmada pek başarı sağlanamamaktadır. Bunu, aşağıya olduğu gibi ekleyeceğimiz Prof. Dr. Mehmet KAPLAN hocamızın “Kompozisyon” adlı yazısından da anlıyoruz.

“Öğrencilerin imtihan kâğıtlarını okuyorum. Çoğunda bir yığın bilgi var fakat konu ile ilgisi yok ve karmakarışık. Kompozisyon işte bunların zıddıdır. Çeşitli konularda düzensiz bir yığın bilgiye sahip olmak yeterli değildir. Öğrenci herhangi bir konuda lüzumlu ile lüzumsuzu seçebilmeli, fikirlerini bir sıraya koymasını öğrenmelidir.

Karışık bir taş, demir ve cam yığını bir araya geldi mi bir mimari eser vücuda gelmez. Yapı için elbette buna benzer malzemeye ihtiyaç vardır. Fakat mimari, her şeyden önce bir düzendir. Her taş bir planın içinde yerli yerine konulunca bina göklere yükselir ve bir saadetin şarkısını söyler.

Batı dillerinden alınan kompozisyon kelimesi, çeşitli şeylerin düzenli olarak bir araya getirilmesi manasını taşır ve çeşitli sahalarda; musikide, resimde, mimaride ve edebiyatta kullanılır. Kelimenin çeşitli sahalara tatbiki de gösteriyor, kompozisyon muhtevadan yahut malzemeden ziyade, onların bir araya getirilişi ile ilgilidir ve bu çok mühim bir şeydir.

Tabiat ve hayat, insanoğluna şekil vererek güzel ve faydalı eserler vücuda getirilebileceği muazzam bir malzeme deposudur. Resim mi yapmak istiyorsunuz? Dünyada renkten, boyadan çok ne vardır? Hakiki bir ressam konu bakımından da bir sıkıntı çekmez. Bütün tabiat ve hayat işlenecek konu ile doludur. Mühim olan, herhangi bir konu etrafında bir renk kompozisyonu vücuda getirmektir. Sanatçının tabiata ilave ettiği şey, yeni bir düzendir.

Sesler, taşlar, kelimeler ve fikirler için de durum aynıdır. Dünyada bir yığın çalgı aleti ve ses çeşidi vardır. Bunları gelişigüzel bir araya getirirseniz, sadece gürültü çıkarmış olursunuz. Musiki çeşitli sesler arasında güzel bir düzen kurmaktır. Yahya Kemal, şiiri bir “kelimeler istifi” olarak tarif eder. Güzel bir mısrada, kelimenin yerlerini değiştirdiniz mi derhal büyüsü kaybolur. Öğrencilere çeşitli örnekler vererek dizi, sıra, istif veya düzenin ehemmiyetini anlatmak lazımdır. Düşünce karışıklığının önüne ancak böyle geçebiliriz. Aslında her insan duyar, düşünür ve etrafında olanları fark eder. Fakat bunlar bizim içimize karmakarışık olarak girer. Her insan bir duygu, düşünce ve intiba deposudur. Konuşur veya yazarken içinde bulunulan duruma göre, bu depolanan bazı şeyleri seçer, cümle hâline getiririz. Eğer onlar arasında bir bağ kuramazsak yazılan veya konuşulan şeyler, başkalarına saçma gelir. Saçmak ile ilgili olan saçma kelimesi, düzenin zıddıdır. Nazım, nizam, tanzim ve muntazam kelimeleri de birbirinin akrabasıdır. Tanzim edilmiş her şeyde şiire yakın bir taraf vardır. Bir manav dükkânı veya vitrin tanzim edilince göze güzel görünür.

Nizam deyince akla asker veya ağaç dizisi gibi basit bir düzen gelmemelidir. Tabiatın yarattığı canlı varlıkları, nebat ve hayvanları yakından incelerseniz, teferruatına kadar işlenmiş bir nizam görürsünüz. Çiçek, kelebek, kuş, balık, hatta bazı madenlerdeki renk ve şekil ahengi hayret vericidir. Bütün varlık açık veya gizli bir nizama dayanır. “Güneş manzumesi”, “yıldızlar cümlesi” deyimleri bir gerçeğe tekabül eder. İlim kainatın nizamını keşfe çalışır. Öğrencilerde nizam fikrini uyandırabilmek için ilimlerden de faydalanılabilir.

Sosyal hayatta nizamın ehemmiyetini gösteren aktüel bir konu vardır: Trafik! Vasıtalar düzenli bir şekilde hareket ederse caddelerde hiçbir karışıklık olmaz. Hayat canlı bir şekilde akar gider. Düzene uymayanlar tarafından yol tıkanırsa, herkesin canı sıkılır. Fakat insan, kafasının içinde bir nizam tesis edemezse dışarıda onu nasıl kurabilir? Kompozisyon derslerinin gayesi öğrencilere, kendi duygu ve düşünce dünyalarına bir çekidüzen vermektir.”

Hocamız, alanda kendini ispatlamış bir edebiyatçıdır. Öğrencileri de edebiyat okumaktadır. Onlarda bile manzara yazıda anlatıldığı gibi ise sıkıntı gerçekten büyüktür. Merhûm hocamızın andığı öğrenciler, hocamızın derslerine girene kadar en azından ilkokulu, ortaokulu ve liseyi bitirmişlerdir. Geçmişten bugüne değişmeyen sıkıntı, kavramın içini dolduramamaktan; meseleyi birtakım şekli unsurlarla savmaktan kaynaklanmaktadır. Kavram, hayatın her alanında olan sıralama ve düzenleme  işinden ibarettir. Sıralama ve düzenleme işinin olduğu yerde de mutlaka plâna ihtiyaç vardır. Başarılı bir kompozisyon için yazı ya da konuşma mutlaka plânlanmalıdır. Plânda, mutlaka, yazının konusu, ana düşüncesi, yardımcı düşünceleri belirlenmelidir. Hiç bilmediği bir okyanusa açılanlar için kılavuz kaptan ne ise yazıyı ortaya koymak isteyenler için plân o olmalıdır. Aksi halde, amaca ulaşmak pek mümkün olmayacaktır. Aynı zamanda, ilkokuldan itibaren öğrencilerin aklında yer etmiş, başlığı “KOMPOZİSYON” olan üç paragraflık yazı uygulamalarından vazgeçilmelidir. Çünkü, “KOMPOZİSYON” adıyla anılan bir edebî tür yoktur. Tekrar belirtmek gerekirse, kompozisyon bir sıralama ve düzene koyma işidir. Hayatın her alanında vardır. Yazıda da olmalıdır. Biz yazmak istediklerimizi hikâye, roman, masal, şiir, deneme ya da makale vb. plânına uygun olarak sıralayıp düzenleyebiliriz. Yani, konu verilip o konuda kompozisyon yazın dendiğinde akla gelmesi gereken hikâye, roman, şiir, masal, deneme, makale vb. plânına ve özelliklerine uygun bir yazı olmalıdır.

Görüldüğü gibi, kompozisyondan kasıt, kesinlikle, başlığı “KOMPOZİSYON” olan üç paragraflık bir yazı değildir. Yazıda ve konuşmada kompozisyondan kasıt, yazıda ve konuşmada bilgi, duygu, düşünce ve hayallerin bir plân dahilinde ve bir edebî türün(hikâye, roman, masal, deneme, makale vb.) özelliklerine uygun olarak sıralanıp düzene konmasıdır.

Rüştü ÇAKIR

SÖZLÜK

imtihan: sınav

lüzumlu: gerekli

lüzumsuz:gereksiz

saadet: mutluluk

tatbik: uygulama

muhteva: içerik

mühim: önemli

muazzam: çok büyük

istif: Eşya veya başka nesnelerin düzgün bir biçimde üst üste konulmasıyla oluşan yığın.

ehemmiyet: önem

intiba: izlenim

teferruat: ayrıntı

nazım: şiir

nizam: düzen

tanzim: düzenleme

muntazam: düzenli

aktüel: güncel

tesis etmek: oluşturmak

 

Düşünce yazılarında kullanılabilecek plân taslağına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Hakkında Buca Ortaokulu Türkçe Zümresi

Buca Ortaokulu Türkçe Zümresi
Buca Ortaokulu Türkçe Zümresi'nin ortaklaşa çalışmalarıdır.

Bu habere de bakabilirsiniz.

HAYVAN VE İNSAN / CEREN ÖZDEMİR

İnsanlığın bir bölümü hayvanları küçümsemiştir. Oysaki hayvanlar, insanların yakıp yıkma eğiliminde olanlarından daha üstündür. Eğer buna …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir